Sanat tarihçileri bir sanat eserine baktıklarında onun hangi dönemde yapıldığını, sanatçının nereli olduğunu, tekniğini, kullanılan pigmentlerin yapısını bile tahmin edebilirler. Benzer şekilde, gastronomiden anlayan biri de önüne gelen bir tabağın dünyanın neresine, hangi dönemine, hangi etnik, kültürel kimliğe ait olduğunu anlayabilir.
Nasıl mı? Çünkü bugün tabağımızda ne varsa, aslında geçmişte yaşanan göçlerin, savaşların, keşiflerin ve kültürel etkileşimlerin bir sonucu… Bunları okumayı öğrenen biri, basit bir yemeğin arkasında bile türlü türlü mitolojik, politik ya da tarihî hikaye olduğunu bilir ve bu bilgisini kullanırç İşte bu atölyede yemeğin sadece beslenme meselesi değil; bir tarih ve kültür meselesi olduğunu birlikte keşfediyoruz. Gastronomi tarihinin izini sürerken dünya mutfaklarıyla kendi mutfağımızın kesişimine bakıyor, koskoca dünyanın aslında bir tabağa nasıl sığdığını keşfediyoruz.
Mutfakların zengin mirasından yararlanmak ve tabağa bambaşka bir gözle bakmak isteyen herkesi bu keşif dolu yolculuğa bekliyoruz.




